2026 yılının ikinci çeyreğinde yapı ruhsatı verilen bina sayısı geçen yılın aynı dönemine göre %2,0 azalırken, ruhsat verilen daire sayısında %9,5, toplam yüzölçümde ise %7,4 düşüş gerçekleşti.
Bu veriler, yeni konut projelerinin piyasaya giriş hızında belirli bir yavaşlama yaşandığına işaret ediyor. Özellikle maliyetler, finansman koşulları, arsa fiyatları ve konut talebindeki bölgesel farklılıklar, yeni proje kararlarında etkili olan temel unsurlar arasında yer alıyor.
Ruhsat verilerindeki değişim, bugün satışa çıkan konutlardan çok, önümüzdeki dönemde piyasaya sunulabilecek yeni yapı stokunun oluşumunu anlamak açısından önem taşıyor.
Yeni proje başlangıçlarını gösteren yapı ruhsatlarının aksine, tamamlanan ve kullanıma açılan yapılarda daha olumlu bir tablo ortaya çıktı.
2026 yılının ikinci çeyreğinde yapı kullanma izin belgesi verilen bina sayısı yıllık bazda %13,7, daire sayısı %10,7 ve toplam yüzölçüm %5,8 arttı.
Bu durum, daha önce ruhsatı alınmış ve inşaat süreci devam eden projelerin önemli bir bölümünün tamamlanarak piyasaya sunulduğunu gösteriyor.
Dolayısıyla konut arzını değerlendirirken yalnızca yeni ruhsat sayılarına değil, aynı zamanda tamamlanan projelerin miktarına da bakmak gerekiyor.
TÜİK verilerine göre 2026 yılı ikinci çeyreğinde yapı ruhsatı verilen toplam yüzölçüm içerisinde en büyük pay, iki ve daha fazla daireli ikamet amaçlı binalara ait oldu.
Bu yapıların toplam ruhsat verilen yüzölçüm içerisindeki payı %71,1 olarak gerçekleşirken, söz konusu yapıların yüzölçümü 37,6 milyon metrekareye ulaştı.
Bu tablo, yeni konut arzının önemli bölümünün çok daireli konut projeleri üzerinden şekillendiğini gösteriyor.
Yeni konut arzındaki gelişmeler, özellikle belirli bölgelerde konut seçeneğinin gelecekte nasıl şekilleneceği açısından önem taşıyor.
Yeni proje üretiminin yavaşlaması, talebin güçlü olduğu bölgelerde mevcut konut stokunun daha fazla önem kazanmasına neden olabilir. Buna karşılık tamamlanan projelerdeki artış, kısa vadede piyasaya yeni konutların girmeye devam ettiğini gösteriyor.
Bu nedenle konut satın almayı planlayanların yalnızca mevcut ilanlara değil, bölgedeki devam eden ve planlanan projelere de bakması gerekiyor.
Yeni konut piyasasında tek bir gösterge üzerinden değerlendirme yapmak yanıltıcı olabilir. Yapı ruhsatları gelecekteki arzı, yapı kullanma izinleri ise tamamlanan ve kullanıma açılan yapı stokunu gösteren önemli göstergeler arasında yer alıyor.
Bunlara ek olarak bölgesel satış rakamları, konut fiyatları, kira seviyeleri, nüfus hareketleri ve yeni ulaşım yatırımları da birlikte değerlendirilmelidir.
2026 yılının ikinci çeyrek verileri, Türkiye konut piyasasında yeni proje üretimi ile tamamlanan projeler arasında farklı bir seyir olduğunu ortaya koyuyor. Önümüzdeki dönemlerde ruhsat sayılarındaki değişimin yeni konut arzına ve bölgesel fiyatlara nasıl yansıyacağı gayrimenkul sektörünün önemli gündem başlıklarından biri olacak.